13 Ocak 2014 Pazartesi

Sorumluluk Sahibi Sosyaller

Sosyal sorumluluk projesi denildiğinde aklınıza ne geliyor?

Varolan bir sorunun çözülmesine yönelik yürütülen, bütçesi belli, süresi belli çalışmalar, değil mi? Peki, sosyal sorumluluk projelerinde neden yer almalıyız? Bir mecburiyet durumu mu var?

Hayat koşturmacası içerisinde farkında olmadan bazı dengelere zarar veriyoruz.

Biz büyürken, yaşadığımız şehir büyürken, yaşam standartlarımızı yükseltme çabası içerisindeyken atık sularımızın nereye gittiğini, temiz su kaynaklarımızın ne durumda olduğunu düşünmüyoruz pek.
Ya da, iyi eğitim almış bireyler olarak iş hayatında kendimize bir yer edinmeye, edindiğimiz yerde tutunmaya çalışırken, 12 yıl eğitim zorunlu olduğu halde okulun kapısından giremeyen çocuklar pek aklımıza gelmiyor.
"Çocuk da yaparım, kariyer de!" derken, çocuk gelinler geliyor mu aklımıza? Henüz hayatı tanımaya fırsatı olmamışken, babası yaşında adamla evlendirilip, ardı ardına çocuk doğuran kız çocuklarımız var.

Kimseye yardım etmeye, birşeylerin olumlu yönde değişmesine katkı sunmaya yasal bir mecburiyetimiz yok. İşte bu noktada önem kazanıyor sosyal sorumluluk, çünkü insan sosyal bir varlık ve aslında hepimizin yaşadığımız dünyaya, ülkeye, doğaya ve beraber yaşadığımız insanlara karşı sorumluluklarımız var.

 Öyleyse buradan küçük bir çağrıda bulunuyorum. İlgi alanınıza hangi konu giriyorsa, o konu ile ilgili bir sosyal sorumluluk projesine dahil olun. Sokak hayvanlarına kötü davranıldığı için mutsuzsanız, bu konuda bir şeyler yapın. Çevremize sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorsanız, çevre derneklerinin çalışmalarını takip edip, bunlarda rol alın. Eğitim olanaklarının eşit olmadığını biliyor ve dezavantajlı grupların da aktif eğitime katılımını arttırmak istiyorsanız, eğitim projelerinde gönüllü olun.

Oturduğumuz yerden üzülerek hiçbir şeyi çözmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Öyleyse, harekete geçmenin tam zamanı!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder